52 yaşındaki Yaşar Algil, 6 Şubat depremlerinin ardından büyük yıkımın yaşandığı Malatya’dan geldiği İstanbul’da 3 senedir verdiği yaşam mücadelesini ANKA’ya anlattı. “Malatya’da yaşam bitmişti. Su yok, yemek yok, kalacak yer yok” diyerek depremin ardından İstanbul’a geldiğini söyleyen Algil, iş arayışlarının da sonuçsuz kalmasıyla sokaklarda yaşamını sürdürürken bu süreçte kimliğini kaybettiğini ve kayıtlı olduğu bir ikametgAh adresi bulunmadığı için yenisini de çıkartamadığını söyledi.” Aziz Nesin’in bir filmi vardı ‘Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’ diye. Adım da Yaşar; o duruma düştük. Yaşıyor muyuz, yaşamıyor muyuz belirsiz” diyen Algil, kimlik sıkıntısının bir an önce çözülmesini istediğini söyledi.
Haber: Beril KALELİ/Kamera:Gencer KETEN-Mehmet ÇALPAR
(İSTANBUL) 52 yaşındaki Yaşar Algil, 6 Şubat depremlerinin ardından büyük yıkımın yaşandığı Malatya’dan geldiği İstanbul’da 3 senedir verdiği yaşam mücadelesini ANKA’ya anlattı. “Malatya’da yaşam bitmişti. Su yok, yemek yok, kalacak yer yok” diyerek depremin ardından İstanbul’a geldiğini söyleyen Algil, iş arayışlarının da sonuçsuz kalmasıyla sokaklarda yaşamını sürdürürken bu süreçte kimliğini kaybettiğini ve kayıtlı olduğu bir ikametgAh adresi bulunmadığı için yenisini de çıkartamadığını söyledi.” Aziz Nesin’in bir filmi vardı ‘Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’ diye. Adım da Yaşar; o duruma düştük. Yaşıyor muyuz, yaşamıyor muyuz belirsiz” diyen Algil, kimlik sıkıntısının bir an önce çözülmesini istediğini söyledi.
52 yaşındaki Yaşar Algil, 6 Şubat depremlerinin ardından büyük yıkımın yaşandığı Malatya’dan geldiği İstanbul’da 3 şenedir verdiği yaşam mücadelesini, Kurban Bayramı hazırlıklarını haberleştirmek üzere Eminönü’nde bulunan ve kendisine bayram hazırlığı yapıp yapamadığı sorusunu yönelten ANKA ekibine anlattı.
Malatya’da bir pansiyonda yaşadığını ve pansiyonun da depremde yıkıldığını aktaran Algil, “(Malatya’da) yaşam bitmişti. Su yok, yemek yok, kalacak yer yok… AFAD’a git dediler, gittim. AFAD da benim evim olmadığı için bana bir şey vermedi. En iyisi ben gideyim dedim. İstanbul’a geldim” şeklinde konuştu.
ÇÖPLERDEN METAL KUTU TOPLAYARAK PARA KAZANMAYA ÇALIŞIYOR
İstanbul’a geldikten sonra depremzedelerin konaklamasına tahsis edilen Sancaktepe’deki Mahmut Celaleddin Ökten Öğrenci Yurdu’na yerleştirildiğini aktaran Algil 6 ay sonra depremzedelerin yurttan çıkarılmasıyla evsiz kaldığını söyledi. Yaptığı iş başvurularının da sonuçsuz kaldığı söyleyen Algil şimdi ise çöplerden topladığı metal kutuları satarak para kazanmaya çalıştığını söyledi.
Algil şöyle konuştu:
“6 ay Sancaktepe’de Mahmut Celaleddin Ökten Öğrenci Yurdu’nda kaldım. Devlet yerleştirdi. 6 ay sonra çıkardılar, bize 10 bin lira para verdiler. 10 bin lira 1 hafta zor gitti. ‘Memleketine gitmek isteyenlere konteyner var; burada kalmak isteyenlere de 6 ay boyunca 3 bin lira kira yardımı yapılacak’ dediler. Kalayım dedim; 3 bin lira alırım, çalışırım üzerine katarım, geçinir giderim’ dedim. Onu da 1 ay verdiler, 1 ay sonra kestiler, daha da vermediler.
“İŞSİZLİĞİN DANİSKASI VAR BU ÜLKEDE”
Malatya’da tekstilde çalışıyordum, ayakkabı boyuyordum, pandemi döneminde maske falan sattım. Bir şekilde ekmeğimi çıkarıyordum. Ama burada öyle bir şekil yok… İş için kaç yere başvurdum. Gidiyorum, adam ‘kaç yaşındasın diyor?’. 52 diyorum, ‘Abi olmaz’ diyor. İşsizlik yok diyorlar; işsizliğin daniskası var bu ülkede. Gidin Aksaray’a hep yabancı işçiler çalıştırıyorlar. Sen önce kendi vatandaşına bak. Bana depremde 6 ay baktın, 6 ay sonra bana dedin ‘Başının çaresine bak’. Ben ne yapayım burada? Sağda solda yatıyorum. Nereye gideyim?”
Algil bu süreçte kimlik kartını da kaybettiğini, yenisini de çıkartamadığı için zor durumda olduğunu aktardı. Taksim’de bulduğu cüzdanı teslim etmek için gittiği ilçe emniyet müdürlüğü’nde verdiği kimliğini geri almayı unuttuğunu, durumu farkedip geri gittiğindeyse kimliğinin bulunamadığını söyleyen Algil, kayıtlı olduğu bir ikametgh adresi bulunmadığı için yeni kimlik kartı da çıkartamadığını anlattı.
“YAŞIYOR MUYUZ, YAŞAMIYOR MUYUZ BELİRSİZ”
Kimliğine kavuşmak istediğini söyleyen Algil yaşadığı duruma, “Aziz Nesin’in bir filmi vardı ‘Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’ diye. Adım da Yaşar; o duruma düştük. Yaşıyor muyuz, yaşamıyor muyuz belirsiz. Ölsem kimsesizler mezarlığına gömecekler. Artık buna bir çözüm bulunsun. Allah rızası için kimliğimi verin. Verin de ben de rahatlayayım” şeklinde isyan etti. Değnekçilik yaptığı iddiasıyla hakkında “Karayolları Trafik Kanunu’na muhalefet”ten işlem yapıldığını da anlatan Algil, “Gidip ifade vermem lazım. Kimliğim olmadığı için ifadeye de kabul etmiyorlar” dedi.
Mardin Bülten, Mezopotamya’nın kadim topraklarından yükselen güncel ve güvenilir haberleri okuyucularıyla buluşturan bir haber platformudur. Yerel gelişmelerden kültür ve sosyal yaşama, önemli duyurulardan bölgesel gündeme kadar Mardin’e dair merak edilen konuları tarafsız ve hızlı bir şekilde sunarak Mezopotamya’dan güvenilir haberin adresi olmayı hedefler.
Yorum Yap