Son Dakika Haberleri
--:--:--

İYİ Parti Grup Toplantısı… Dervişoğlu: Milletle barışamayanlar, hep yabancının ne idüğü belirsiz varlığıyla barışıyorlar

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Varlık Barışı yasasına ilişkin, “Terörün finansmanı, silah, uyuşturucu veya insan ticareti gibi yasa dışı faaliyetlerden elde edilmiş varlıkların, bu kapsamda meşrulaştırılmaması için bakanlığınız hangi denetim ve önleme mekanizmalarını işletmektedir? Ve son sorum, teröristlerle yürüttüğünüz pazarlık süreciyle bir kısım gedikli teröristin, Türkiye’ye dönmesi de pazarlığın bir unsuru olarak açıkça konuşuluyorken, bu düzenlemenin PKK’nın yurt dışındaki kaynaklarının Türkiye’ye sokulmasıyla bir ilgisi var mıdır?  Milletle barışamayanlar, milli varlıklarla barışamazlar, hep yabancının ne idüğü belirsiz varlığıyla barışıyorlar” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
İYİ Parti Grup Toplantısı… Dervişoğlu: Milletle barışamayanlar, hep yabancının ne idüğü belirsiz varlığıyla barışıyorlar

(TBMM) – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, ‘varlık barışı’ düzenlemesine ilişkin “Terörün finansmanı, silah, uyuşturucu veya insan ticareti gibi yasa dışı faaliyetlerden elde edilmiş varlıkların, bu kapsamda meşrulaştırılmaması için bakanlığınız hangi denetim ve önleme mekanizmalarını işletmektedir? Ve son sorum, teröristlerle yürüttüğünüz pazarlık süreciyle bir kısım gedikli teröristin, Türkiye’ye dönmesi de pazarlığın bir unsuru olarak açıkça konuşuluyorken, bu düzenlemenin PKK’nın yurt dışındaki kaynaklarının Türkiye’ye sokulmasıyla bir ilgisi var mıdır? Milletle barışamayanlar, milli varlıklarla barışamazlar, hep yabancının ne idüğü belirsiz varlığıyla barışıyorlar” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, şunları kaydetti:

“İzmir’de üreticilerimizle de bir araya geldik. Bir üreticimiz, ‘Bittik biz, batırdılar bizi başkanım. Maliyetler çok yüksek’ dedi. Bir başkası, ‘Bu yıl patates ektim. Patatesi şimdi söktük. 5 ton patates elimde 5 lira diyorum alan yok. Kasanın içinde duruyor’ dedi. Bir üreticimiz, ‘Dönümde 50 milyon lira masraf ediyoruz ama 20 milyon alamıyoruz’ dedi. Bir başkası ise, borçlarını ödemek için hayvanlarını satmak zorunda kalan arkadaşını gösterdi. Ben de orada şunu söyledim: Tarladaki kaybını telafi etmek için ahırdaki hayvanını satıyor vatandaş. Bu, sadece bir çiftçinin dramı değildir. Fabrika sahibi fabrikasını satıyor. Lojistikçi, tırını kamyonunu satıyor. Bu, Türkiye’nin üretim düzeninin çöküşüdür. Bu, tarım politikasının iflasıdır. Bu, gıda güvenliğinin alarm vermesidir. Ödemiş toprağı bereketli topraktır. Bir üreticimiz dedi ki: ‘Başkanım, bizim topraklarımız Ödemiş toprağı. Bir senede üç çeşit mahsul kaldırıyoruz. Öyleyken biz ‘yandık’ diyorsak…’ 

“KRİZİN UĞRAMADIĞI TEK YER VAR: SARAY”

Ödemiş ‘yandık’  diyorsa, bu ülkede yanmayan kim kalmıştır? Üretici yanıyor. Tüketici yanıyor. Esnaf yanıyor. Emekli yanıyor. Genç  yanıyor. Krizin uğramadığı tek yer var: Saray. Çünkü Saray’da kriz yok. Saray’da tasarruf yok. Saray’da fedakârlık yok. Saray’da geçim derdi yok. Saray’da tencere kaynatma derdi yok. Ama milletin evinde her gün hesap var. Her gün zam var. Her gün yeni bir kaygı var. Her gün hayat kavgası var. Defalarca dile getirdik, Tarım Kanunu çok açık. Tarımsal desteğe, millî gelirin yüzde 1’inden azını veremezsin diyor. Kime diyor? Hükümete? Kime diyor? Recep Tayyip Erdoğan’a. Buna göre devletin son 20 yılda tarıma en az 177 milyar dolar aktarmış olması gerekirdi. Oysa Hazine’nin tarımsal destekleme ödemeleri kalemi altında yaptığı cari transferlerin toplamı yaklaşık 71 milyar dolar oldu. Aradaki fark 106 milyar dolar. Bugün tarım sektörünün bankalara olan güncel toplam borcu yaklaşık 31 milyar dolar. Yani çiftçinin bankalara 1 birim borcu varsa, devletin çiftçiye ödemediği destekler üzerinden yaklaşık 4 birim borcu var. Bunu herkes duysun. Bu ülkede çiftçinin devlete borcu yoktur. Devlet, çiftçiye borçludur. Çiftçi fazlasını istemiyor. Çiftçi ayrıcalık istemiyor. Çiftçi, kanunun kendisine verdiği hakkı istiyor. Alın terinin karşılığını istiyor. Mazotun, gübrenin, tohumun altında ezilmemek istiyor. Ürününü tarlada çürütmemek istiyor. Borç ödemek için ahırdaki hayvanı satmak istemiyor. Tarım sadece ekonomik bir sektör değildir. Tarım, gıda güvenliğidir. Tarım, millî güvenliktir. Tarım, köyün ayakta kalmasıdır. Tarım, şehirdeki sofranın güvencesidir. Tarım, bağımsızlığın temelidir. Tarlada üretimi sürdürülebilir kılamayan bir ülke, mutfaktaki yangını söndüremez. Çiftçisini toprağa küstüren bir iktidar, millete ucuz gıda vaat edemez. Enflasyonu düşüremez, sermayeyi de Türkiye’ye getiremez.”

“MİLLETLE BARIŞAMAYANLAR MİLLİ VARLIKLA BARIŞAMAZLAR”

Dervişoğlu, ‘varlık barışı’ düzenlemesine ilişkin de şunları söyledi:

“Şimdi sözde sermayeyi çekmek için yine varlık barışı görüşülüyor. Kaç defa yaptınız, sayısını siz bile unutmuşsunuzdur. En son yine böyle bir arayışın içinde olduğunuzda 2021 senesinde grup başkanvekili olarak soru önergesi vermiştim. O zaman da tatmin edici bir yanıt alamadım. O beklenen sermaye de bir türlü gelmedi. Zaten bu varlık barışlarını bekleyen kesimler sermaye sahipleri de değil. Bu ‘varlık barışı’, varlıkların hangi yollarla edinildiğini sorgulamaksızın kayıt altına alınması, buna bağlı olarak, bazı kesimlere fiilen hukuki koruma sağlanması sonucunu mu doğuracaktır? Terörün finansmanı, silah, uyuşturucu veya insan ticareti gibi yasa dışı faaliyetlerden elde edilmiş varlıkların, bu kapsamda meşrulaştırılmaması için bakanlığınız hangi denetim ve önleme mekanizmalarını işletmektedir? Ve son sorum, teröristlerle yürüttüğünüz pazarlık süreciyle bir kısım gedikli teröristin, Türkiye’ye dönmesi de pazarlığın bir unsuru olarak açıkça konuşuluyorken, bu düzenlemenin PKK’nın yurt dışındaki kaynaklarının Türkiye’ye sokulmasıyla bir ilgisi var mıdır? Bu sorular o gün de cevapsızdı, bugün de cevapsızdır. Milletle barışamayanlar, milli varlıklarla barışamazlar, hep yabancının ne idüğü belirsiz varlığıyla barışıyorlar. İlgilileri bana değil, millete cevaplarını versinler.” 

“BUNLAR KOCA ANADOLUYU BİTİRDİ”

Tarım alanında parti olarak yapacaklarını sıralayan Dervişoğlu şöyle konuştu:

“Öncelikle, üretici yaşını gençleştireceğiz. Gençleri üretime teşvik edeceğiz. Millet üretirken kazanacak. Üretim bir cazibe alanı olacak. Bakın bugün çiftçimizin ortalama yaşı 60’a yaklaşmıştır. Ardı gelmiyor, yetişmiyor. Sonra Afganistan’dan çoban getiriyorlar. Bizim köylü elinden geleni yapmış, cumhuriyetine güvenmiş, dişinden tırnağından arttırmış, evladını üniversitede okutmuş. Vatana millete hizmet etsin, iyi bir işe girsin istemiş. Neden? Çünkü tarladan kazanılmıyor, benim gibi sürünmesin istemiş. Ama sonuç, baba tarlada aç, evladı şehirde işsiz ve yoksul. Biz, ‘Anadolu’ya yeniden yerleşmek’ derken işte bunu da kast ediyoruz. Anadolu toprakları kaderine terk edilmesin diyoruz. Bunlar, köyleri büyükşehire bağladılar. Köyü, köylüyü, çiftçiyi boğdular. Halbuki köy nefes alamazsa, şehirler boğulur. Bugün işte bunu yaşıyoruz. Halbuki mesele köyün, 200 kilometre ötedeki belediyeden çöp hizmeti alması oraya vergi ödemesi değildi. Oraya muhtaç kalmadan, ayakta kalması, üretim yapmasıydı. Bereketli ovalarda imar rantının değil; buğdayın, meyvenin, sebzenin para etmesiydi. Mesele, sarı tarlaların ortasından binaların çıkması değil, fidelerin bitmesiydi. Bunlar koca Anadolu’yu bitirdi, Anadolu’yu. Bakın o ovaların haline, yerli mi yönetiyor, milli mi yönetiyor, kim yönetiyor onu görürsünüz.

“ANADOLU ÇOCUKLARI TOPRAĞINDAN VAZGEÇMEYECEK”

Üretici kooperatiflerini güçlendireceğiz. Daha önemlisi, işler hale getireceğiz. Bugün bunlar işlemiyor. Çünkü iktidarın ekonomi programı Balıkesir’e, Diyarbakır’a, Trabzon’a, Adana’ya değil sadece, Londra, New York ve Dubai bankerlerine çalışıyor. Biz şu an iktidarda olsak atacağımız adımlar belli. KOBİ’nin, sanayicinin KDV alacağını hemen ödeyeceğiz. KOBİ’ler ekonominin temel taşı. Herkes nefes alır. Esnafa makul taksitli faizsiz SGK ve vergi yapılandırması sunacağız. Büyük bir yükten kurtulur nefes alır. Teknoloji girişimcilerinin teşviklerini geciktirmeden ödeyeceğiz. Sürekli teşvik açıklamaktan vazgeçilip, verilen sözleri yerine getireceğiz. Çiftçilerin kullandığı akaryakıttan alınan vergiyi sıfırlayacağız. Çiftçinin üretim girdilerindeki vergi yükünü hafifleteceğiz. Devletten birikmiş alacaklarını ivedilikle ödeyeceğiz. Faizcilere vereceğimizi, toprağımıza ekeceğiz. Böylece üretim artacak, çiftçinin zararına sattığına vatandaş şehirde imrenerek bakmayacak. Arzla talep buluşacak. Üretici üretimden vazgeçmeyecek, Anadolu kaderine terk edilmeyecek. Anadolu çocukları toprağından vazgeçmeyecek. Aslan gibi evlatlarımız, ekecek, biçecek, üretecek, yüzyılda teknolojiyle, yapay zekayla, dronelarla, makinalarla bu toprakları bayındır kılacak.

“KIZIL MEYDANDA FÜZE YÜRÜTÜP VATANDAŞINI ÇÜRÜK PATATESE MAHUM EDEN HİÇ BİR REJİM AYAKTA KALAMAZ”

Bunları yapmak zor değil, bunları görmek mesele. Sen Anadolu ve Trakya’yı yabancı tohum ve tarım oligarklarının penceresinden görürsen, Türk milleti bu hale gelir. Füze üretiyoruz, uçak yapıyoruz! Yahu bunları kim yapmış da, sofrasında eti sütü ekmeğinden olmuş? Sonra politbüro deyince kızıyorlar, Türkiye’yi Sovyetler birliği gibi idare ediyorlar deyince kızıyorlar. Kızıl meydanda füze yürütüp, vatandaşını çürük patatese mahkûm eden hiçbir rejim ayakta kalamaz. Milleti uyutmayın. Devletin görevi; güvenliği, eğitimi, sağlık hizmetini, üretimi, huzuru, refahı, sosyal güvenliği, vatandaşına eş zamanlı sunmaktır. Benim işçim de, benim köylüm de, benim esnafım da, benim emeklim de, benim memurum da en iyi gömleği giyecek, en güzel eti de, sebzeyi de, meyveyi de yiyecek, en güzel arabaya da binecek. İskele babası değilsiniz ya, elbette bu vatanın yeri de göğü de bu ülkeyi yönetenler tarafından savunulacak. Yok, yol yaptım, köprü yaptım, tünel yaptım… Hayrınıza mı yapıyorsunuz arkadaş? Hayrınıza mı yapıyorsunuz? Tabii ki yapacaksın. Saatte 2 milyar vergi topluyorsun. 24 sene bu ülkeyi biz yönetseydik, bu ülkede dert kalmazdı dert! Çalmazdık, çaldırmazdık, yağmalatmazdık. Size bu ülke nasıl yönetiliyormuş göstereceğiz. Merak etmeyin az kaldı.

“KİMSEYİ GERİDE BIRAKMAYACAĞIZ”

Engelliler Haftası’na de değinen Dervişoğlu, engellilerin sorunlarının çözümüne ilişkin şunları söyledi:

“Engelli vatandaşlarımız ayrıcalık istemiyor. Kazanılmış haklarının korunmasını istiyor. Erişilebilir bir hayat istiyor. Çalışma hayatına adil biçimde katılmak istiyor. Bakım hizmetlerinde insan onuruna yaraşır destek istiyor.  Kamu hizmetlerinden herkes gibi yararlanmak istiyor. Biz erişilebilirliği kâğıt üstünde bırakmayacağız. Denetlenebilir, yaptırımlı ve bağlayıcı hâle getireceğiz. Engelli istihdamında kota sistemini vitrin  olmaktan çıkaracağız. Kişisel asistanlık ve bağımsız yaşam modellerini güçlendireceğiz. Engelli aylıklarını ve bakım desteklerini enflasyon  karşısında ezdirmeyeceğiz. 7538 sayılı Kanun’la doğan mağduriyetleri giderecek, kazanılmış hakları koruyacağız. Ve bütün politikaları
‘Engelliler için’ değil, engellilerle birlikte yapacağız. Çünkü Cumhuriyet, hiçbir zaman, hiçbir yurttaşı geride bırakmamak demektir. Buradan söz veriyorum. Kimseyi geride bırakmayacağız.”

“19 MAYIS SADECE BAYRAK ASMAK DEĞİLDİR”

Dervişoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bugün konuştuğumuz meseleler birbirinden ayrı değildir. Anne emeği dediğimizde de, gençlerin geleceği dediğimizde de, engelli yurttaşlarımızın hakları dediğimizde de çiftçinin alın teri dediğimizde de devlette liyakat dediğimizde de aynı yere geliyoruz. Türkiye’de adalet duygusu yara almıştır. Devletin kaynakları yanlış yere akıtılmıştır. Gençlerin umudu daraltılmıştır. Üreticinin emeği değersizleştirilmiştir. Emeklinin, dulun,  yetimin ve engelli vatandaşlarımızın hakkı ertelenmiştir.

Kurumların hafızası, partizan sadakate teslim edilmiştir. İşte 19 Mayıs’a giderken, asıl yüzleşmemiz gereken gerçek budur. 19 Mayıs sadece bayrak asmak değildir. 19 Mayıs, gençlere nutuk atmak değildir. 19 Mayıs, bir günlüğüne gençliği hatırlayıp, ertesi gün onları yine işsizliğe, mülakata, kira yüküne ve belirsizliğe terk etmek hiç değildir. 19 Mayıs’ın ruhu, milletin kaynaklarını bir zümreye akıtmak değil, O kaynaklarla gençlere yol açmaktır. 19 Mayıs’ın ruhu, Umutsuzluğu  yönetmek değil, umudu yüceltmektir. 19 Mayıs’ın ruhu, sadakat düzeni kurmak değil, liyakatli bir Cumhuriyet inşa ve ihya etmektir. Biz bu aklı yeniden hâkim kılmak için buradayız. Biz gençlere sadece ‘Siz geleceğimiz siniz’ demiyoruz. Biz gençlere diyoruz ki: Siz bugünsünüz. Siz bu ülkenin aklısınız. Siz bu ülkenin enerjisisiniz. Siz bu ülkenin değişim iradesisiniz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk istiklalini ve Türk istikbalini gençliğe emanet etti. O emanete sahip çıkmak, sadece gençlere armağan edilmiş bir bayramı kutlamakla olmaz. O bayram, savsaklamak isteyenler olsa da zaten kutlanacaktır. O emanete sahip çıkmak, gençlere adil bir ülke bırakmakla olur. Hukukun işlediği, emeğin karşılık bulduğu, ehliyetin yükseldiği, üreticinin kazandığı, engelli yurttaşın hayata eşit katıldığı, annenin evladı için korkmadığı, gencin yarınından umut duyduğu bir Türkiye kurmakla olur. İşte biz, O Türkiye için buradayız. Bu milletin evlatlarını, bu ülkenin gençlerini, bu Cumhuriyet’in umudunu çaresizliğe teslim etmeyeceğiz. 19 Mayıs’ın ilk adım ruhuyla, milletimizle birlikte, gençlerimizle birlikte, üretenlerle, emek verenlerle, hak arayanlarla birlikte bu bozuk düzeni değiştireceğiz.”

(SON)

Yorum Yap

Benzer Haberler
Dervişoğlu: “Türkiye’nin bir siyasi ahlak yasasına ihtiyacı var”
Dervişoğlu: “Türkiye’nin bir siyasi ahlak yasasına ihtiyacı var”
Casusluk Davası… Gazeteci Merdan Yanardağ: “Bir ülkenin Cumhuriyet Savcılığı sahte belge koyabilir mi?”
Casusluk Davası… Gazeteci Merdan Yanardağ: “Bir ülkenin Cumhuriyet Savcılığı sahte belge koyabilir mi?”
Soma Maden Faciası’nın 12. yılı… DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: “Soma’yı unutmak, yeni katliamlara davetiye çıkarmaktır”
Soma Maden Faciası’nın 12. yılı… DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: “Soma’yı unutmak, yeni katliamlara davetiye çıkarmaktır”
İYİ Parti Grup Toplantısı… Dervişoğlu: Milletle barışamayanlar, hep yabancının ne idüğü belirsiz varlığıyla barışıyorlar
İYİ Parti Grup Toplantısı… Dervişoğlu: Milletle barışamayanlar, hep yabancının ne idüğü belirsiz varlığıyla barışıyorlar
İYİ Parti Grup Toplantısı… Dervişoğlu: “Gencecik fidanlarımızı umutsuzluğa gark eden bu düzeni mutlaka değiştireceğiz”
İYİ Parti Grup Toplantısı… Dervişoğlu: “Gencecik fidanlarımızı umutsuzluğa gark eden bu düzeni mutlaka değiştireceğiz”
Mahmut Arıkan’dan “AK-MATİK” deterjanı: “Siyasi lekelere kesin çözüm. Ne kadar kirli olursa olsun, algı tertemiz”
Mahmut Arıkan’dan “AK-MATİK” deterjanı: “Siyasi lekelere kesin çözüm. Ne kadar kirli olursa olsun, algı tertemiz”
Mezopotamya'dan Güvenilir Haber
Mardin Bülten

Mardin Bülten, Mezopotamya’nın kadim topraklarından yükselen güncel ve güvenilir haberleri okuyucularıyla buluşturan bir haber platformudur. Yerel gelişmelerden kültür ve sosyal yaşama, önemli duyurulardan bölgesel gündeme kadar Mardin’e dair merak edilen konuları tarafsız ve hızlı bir şekilde sunarak Mezopotamya’dan güvenilir haberin adresi olmayı hedefler.

2026 Mardin Bülten © Tüm hakları saklıdır. Mardin Bülten